Yazı Detayı
24 Nisan 2019 - Çarşamba 10:08
 
Bir Beka Meselemiz Var
Serdar Şirin
gundemaydin
 
 

Bir Beka Meselemiz Var.

Coğrafyamız kaderimizdir. Dünyanın en stratejik geçi güzergâhı olan Anadolu; zorlu, çetin bir o kadar güzel ve çekici bir yurt olma özelliğine sahiptir. Doğası, iklimi, mümbit toprakları ile bir yeryüzü cennetidir. Tarih boyunca birçok Devlete ve İmparatorluğa ev sahipliği yapmış bu güzel ülkenin bir beka sorunun olmaması düşünülemez.  Dünya enerji geçiş yolu olan, üç kıtanın ana kavşak notasında bulunan güzel ülkemin dış düşmanları ve onların yerli işbirlikçilerinin olmaması mümkün değildir. Burası Anadolu’dur. Tarihten gelen kinleri, öfkeleri, nefretleri ve kötü emelleri ile bizi işgal, yok etmek üzere hazırlanan düşmanların olduğu kesin.  Roma, Bizans, Olympos’un çocukları boş durmayacak, buraları bize yurt etmemek için elinden geleni yapacaktır. Yeni Zelanda’da saldırısını yapan teröristin silahı üzerine yazdığı o cümleleri unutmamak, hatırda tutmak gerekir. Bir beka sorunumuz olduğunu kim inkâr edebilir ki? İngiltere, ABD, Fransa, Rusya, İsrail ve diğer güç odaklarının bir hesabı olduğunu ve bunu uygulamakta hiç tereddüt etmeyeceklerini yakın tarihimizden biliyoruz.

 

Benim amacım bu beka sorunundan daha tehlikeli, yıkıcı ve can yakıcı başka bir beka sorununa dikkat çekmektir. Eğer bu sorunları hal edersek dışarıdan gelecek, bizi yok etmek için harekete geçecek güçlerin elini kolunu bağlayacak bir güce sahip oluruz.  Abd’nin savaş filosundan, İngiltere’nin üstün füzelerinden, Fransız lejyonlarından, Alman leopar tanklarından, İsrailin nükleer gücünden, Rusların kızıl ordusundan, çinin yayılmacı politikalarından, yeni ve yıkıcı teknolojik saldırılardan daha tehlikeli sorunlarımız var. İçimizden neşet bulan, bizim olan, bizim canımızı yakan sorunlar. Bizim; aile, gençlik, ekonomi, eğitim, işsizlik, kutuplaşma, ideolojik kamplara ayrılma, yabancılaşma, savaş dili kullanma, ırkçılık, bölgecilik, Kürt, alevi, öteki, mülteci vb. sorunlarımız var. İç barışı kaybettik, öfkenin ve kinin sesi her yerde avaz avaz çıkıyor. Kimse kimseyi anlamıyor, duygudaşlık yapmıyor. Küçük küçük kamplara bölündük.  Toplumsal kültürümüzün ana kolonları olan tevhit, ahlak, adalet, merhamet, dürüstlük, sevgi, saygı, asalet, yardımlaşma, sözünde durma, akraba, komşu, mazlum, yolda kalmışa, borçluya, dertliye, fakire sahip çıkma erdemlerini kaybettik. Herkesin konuştuğu ama kimsenin dinlemediği günlere kaldık. İltimasın, rüşvetin, adam kayırmanın sıradanlaştığı zamanlardan geçiyoruz. Toplumun birleştiği asgari müşterekler tabanı kaymaya, inancın adı anılmamaya, dinin cami sınırları içinde kalmaya başladığı, şehvetin, şöhretin, modanın, teknolojinin esir aldığı yığınlara dönüştük. Gemisini yürüten kaptan diyerek malı yürüten uyanıklar sayesinde gelir dağılımında fakir ile zengin arasında devasa farkların oluştuğu aşikâr bir şekilde ortada duruyor. Toplumun çok tükettiği ama mutlu olamadığı, alta kalanın canı çıksın minvalinde yaşayınca insan; bir değil birçok beka meselemiz oluşuyor.

 

Toplumları güçlü kılan ve düşmanların gözünü korkutan şey; silahlar değil, toplumun birlik ve beraberliğidir. Yukarıda sayılan sorunlarımızı çözmeden, dışardan gelecek saldırılara direnmemiz mümkün görünmemektedir. Allah (cc) Bize hep birlikte onun ipine sarılmamızı emrediyor. Televizyonlarda naklen yayın izlediğimiz Irak, Suriye, Libya, Yemen, Mısır ve diğer bölgelerde karışan ülkelerden ders almayacak mıyız? Biz bir birimizin mezarını kazmak için hazırlanırken, dış güçler hepimize kefen biçmiş durumda. Bir toplum kendi özünde olanı değiştirmedikçe Allah onları değiştirmeyecektir, emri gereğince hareket etmemiz gerekmez mi?

 

Bizim çok ciddi bir beka meselemiz var ve bu iç dinamiklerimizden kaynaklanıyor. Böl yönet yok et felsefesi ile yürütülen saldırılara direnmek için, birleş, omuz omuza ver, ilkeli yaşa, ahlaklı ve adil davran, yarış ama kinlenme, kimseyi öteki olarak görme felsefesini acilen devreye almamız gerekiyor. Tüm tarihi biraz daha derinlemesine okumamız lazım zira Osmanlı, Endülüs, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular böyle durumlarda çöktü. Devletler mezarlığına dönmüş bir tarih üzerindeyiz ama hala ders almamak için direniyoruz.

 

Bu arada korunmamız gereken dış güçler mi? Onlar en son korkmamız gerekenler!

 

 Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; 
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. (M.Akif ERSOY’u rahmetle anıyorum)

 

Ben, sen değil biz olursak yenilmeyiz. Allah’ın koyduğu sınırlara döner ve adil bir hukuk ile birleşir isek beka meselemiz çözülür.

 

 
Etiketler: Bir, Beka, Meselemiz, Var,
Yorumlar
Haber Yazılımı sanalbasin.com üyesidir