NTO seçimlerine kısa süre kala “Beyaz Liste” ile sorumluluk sahasındaki 7 ilçede çalışmalarını sürdüren Akgün, yıllardır konuşulan Uzun Yaşam markasının hak ettiği noktaya taşınması gerektiğini belirtti.

“Sepete etiket yapıştırmakla olmaz”

Bölgenin havası, suyu, zeytini, inciri ve geleneksel ürünlerinin önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Akgün, projenin yalnızca bir tanıtım çalışması olmayacağını söyledi.

Akgün, “Biz bir sepetin içine birkaç ürün koyup, üzerine etiket yapıştırmaktan bahsetmiyoruz. Bu bölgenin pidesi, nanesi, otu birer marka olmalı” dedi.

Proje kapsamında “Uzun Yaşam” ibaresinin bir slogan olmanın ötesine geçirilerek kalite ve tescil damgasına dönüştürülmesi planlanıyor. Akgün’ün açıklamasına göre bu damgayı kullanacak ürünler, oluşturulacak bağımsız bir denetim kurulu tarafından laboratuvar testleri ve geleneksel üretim kriterleri açısından değerlendirilecek.

Çarşıda Arslan rüzgarı
Çarşıda Arslan rüzgarı
İçeriği Görüntüle

“Kendi üretim ve tescil modelimizi yaratacağız”

Akgün, projenin Fransa’daki Roquefort ve İtalya’daki Parma gibi bölgesel üretim ve tescil modellerinden ilham aldığını belirterek, “Üreticilerimiz ürünlerini tek tek pazarlamak yerine, ‘Uzun Yaşam Damgası’ güvencesiyle ortak bir çatı marka altında uluslararası raflarda yerini alacak” ifadelerini kullandı.

Projenin yalnızca tarım ve gıda ürünleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Akgün, bölgenin havası ve suyunu da kapsayan gastronomi ve sağlık turizmi konseptinin projeye entegre edileceğini söyledi.

Muhabir: Haber Merkezi