Aydın Çıldır Havalimanı'nın geliştirilmesi amacıyla alınan ve 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan acele kamulaştırma kararı, taşınmaz maliklerinin haklarına ilişkin önemli bir hukuki konuyu yeniden gündeme getirdi.

Acele kamulaştırma, idareye olağan kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan taşınmaza el koyma imkânı tanırken, taşınmaz maliklerinin bedelin belirlenmesine ve kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğuna ilişkin haklarını ortadan kaldırmıyor.

Peki, acele kamulaştırmada belirlenen ilk bedel kesin midir? Taşınmaz maliki bu bedele itiraz edebilir mi? Bu yazımızda bu sorulara cevap vereceğiz.

Acele kamulaştırma süreci nasıl işler?

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca, acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra ilgili idare, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak taşınmazın değerinin tespitini talep eder.

Kanunda, mahkemenin bilirkişi incelemesi yoluyla yedi gün içinde değer tespiti yapması öngörülmüştür.

Mahkemece belirlenen bedelin idare tarafından malik adına bankaya yatırılmasının ardından taşınmaza acele olarak el konulabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Acele el koyma kararı, taşınmazın mülkiyetini kendiliğinden idareye geçirmez.

Bu aşamada yapılan değer tespiti, kamulaştırmanın tamamlanması anlamına da gelmez.

Acele kamulaştırmada belirlenen bedel nihai bedel midir?

Hayır. Acele el koyma aşamasında belirlenen bedel, taşınmazın nihai kamulaştırma bedeli değildir.

Bu bedel, idarenin taşınmaza acele olarak el koyabilmesi için yapılan ilk değer tespitine dayanır.

Taşınmaza el konulduktan sonra idarenin kamulaştırmanın kalan işlemlerini tamamlaması gerekir. Bu kapsamda öncelikle anlaşma yoluyla satın alma usulü işletilir.

İdare ile taşınmaz maliki arasında anlaşma sağlanamaması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bedel tespiti ve tescil davası açılır. Acele el koyma sonrasında bu davanın makul süre içinde açılması gerekir. Yargıtay içtihatlarında bu kapsamda altı aylık süre esas alınmaktadır.

Bu davayı açan taraf idaredir. İdare tarafından açılan bu davada taşınmaz maliki veya mirasçıları davalı sıfatıyla yer alır. Taşınmaz maliki davada belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığına ilişkin itirazlarını ileri sürebilir.

Çünkü taşınmazın değerinin yanlış hesaplanması, malikin alacağı kamulaştırma bedelini doğrudan etkileyebilir.

Örneğin taşınmazın arsa yerine arazi olarak değerlendirilmesi, uygun olmayan emsal satışların esas alınması veya değer kaybının yanlış hesaplanması gibi etkenler kamulaştırma bedelini doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle malik, bilirkişi raporuna itiraz edebilir, taşınmazın değerine ilişkin delillerini sunabilir ve gerekli koşullarda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edebilir.

Mahkeme tarafından kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve kanuni ödeme koşullarının yerine getirilmesi üzerine taşınmazın idare adına tesciline karar verilir.

İdare kamulaştırma işlemlerini tamamlamazsa ne olur?

Acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmaza öncelikle el koyma imkânı tanımaktadır. Ancak bu imkân, idareyi kamulaştırmanın kalan işlemlerini tamamlama yükümlülüğünden kurtarmaz.

Acele el koyma sonrasında satın alma sürecinin işletilmemesi veya gerekli bedel tespiti ve tescil davasının açılmaması, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı bakımından hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.

İdarenin kanuni yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, somut olayın özelliklerine göre kamulaştırmasız el atmaya ilişkin hukuki başvuru ve dava yolları gündeme gelebilir.

Sonuç olarak

Aydın Çıldır Havalimanı hakkında alınan acele kamulaştırma kararı, kamu yatırımlarının gerçekleştirilmesi ile bireylerin mülkiyet hakkının korunması arasındaki hukuki dengeyi yeniden gündeme getirmiştir.

Acele kamulaştırma, idareye taşınmaza daha hızlı el koyma yetkisi tanır; ancak bu yetki, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi ve maliklerin hukuki haklarının korunması gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle acele kamulaştırma işlemlerinin yalnızca ilk bedel tespitiyle sınırlı olmadığı, mülkiyetin devrine kadar devam eden hukuki bir süreç olduğu unutulmamalıdır.

Av. Betül Demireller Güzel